Reflü hastalığı nedir? Son yıllarda giderek yaygınlaşan reflü hastalığı, kalp hastalığı dışında göğüs ağrısının en sık nedeni. Reflü hastalığı nasıl tedavi edilir? Detaylar Sağlıkta Haber’de.
Reflü hastalığı nedir? Son yıllarda giderek yaygınlaşan reflü hastalığı, kalp hastalığı dışında göğüs ağrısının en sık nedeni. Etrafımızdaki her 5 kişiden birinin yakalandığı reflü hastalığı nasıl tedavi edilir? Reflüde (Gastroözofageal Reflü Hastalığı – GÖRH) en çok kullanılan ilaçlar nelerdir? Detaylar Sağlıkta Haber’de.
Reflü Nedir?
Reflü, tıbbi adıyla gastroözofageal reflü hastalığı, mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasıyla oluşan bir durumdur. Bu geri kaçış, yemek borusunda yanma, ekşime ve diğer rahatsız edici belirtilere neden olur.
En belirgin belirtisi göğüste yanma hissi, mideden ağıza doğru yükselen acı ve ekşi mide içeriği, boğazda gıcıklanma, ses kısıklığı gibi şikayetlerle kendini gösteren ve halk arasında reflü olarak adlandırılan ‘gastroözofageal reflü hastalığı’ (GÖRH) son yıllarda giderek daha sık görülüyor.
Reflü Artık Daha Sık Görülüyor
Acıbadem Taksim Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Çetin Karaca, ülkemizde her 5 kişiden birinin reflü hastası olduğunu belirterek, yemeklerden yaklaşık yarım saat sonra başlayan şikayetlerin özellikle geceleri astım benzeri öksürük ve boğulma krizlerine yol açabildiğini, tedavinin geciktirilmesi durumunda ise kanserleşme ihtimali olabileceğini belirtiyor.
Gastroenteritin Tedavisi Var mı?
Günümüzde tıptaki gelişmeler sayesinde reflünün tanı ve tedavisinde hızlı ilerlemeler yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Çetin Karaca, GÖRH’nın tedavisinde yeni gelişmeleri anlattı, reflüye karşı önlemleri sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
‘Gastroözofagial Reflü’ Çocukları da Hedef Alıyor
Tıp dilindeki adıyla ‘gastroözofagial reflü’ hastalığına; sağlıksız beslenmeden aşırı strese, sigara ve alkolden fazla kiloya dek pek çok etken neden olabiliyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Çetin Karaca, geçmişte yalnızca yetişkinlerin hastalığı olarak bilinen reflünün son yıllarda yaygınlaştığının ve artık çocuklarda da sık görüldüğünün ortaya konulduğunu söylüyor.
Prof. Dr. Karaca, “Reflünün tipik bulgusunu; göğüs kafesi arkasında yanma hissi ve acı-ekşi mideiçeriğinin mideden ağıza doğru gelmesi oluşturuyor. Yemeğin ardından genellikle yaklaşık yarım saat içerisinde şikayetler başlıyor; aşırı dolu mide ile yatan kişilerde mide içeriği gece soluk borusu, yutak ve ağıza kadar geri gelebiliyor”uyarısında bulunuyor.
Reflü Ve Gece Öksürükleri
Reflü hastalarında gece astım benzeri öksürükve boğulma krizleri, boğazda yanma ve ses kısıklığı sorunu baş gösterdiğini belirten Prof. Dr. Çetin Karaca “Kalp hastalıklarına bağlı olmayan göğüs ağrısının en sık nedeni gastroözofagial reflüdür. Geniş katılımlı toplum çalışmalarına göre; insanların yüzde 50’si yılda en az bir kez, yüzde 25’i ayda bir kez, yüzde 15’i haftada bir kez ve yüzde 5-10’u da her gün en az bir kez reflü semptomlarını yaşamaktadırlar. Reflü tedavisi hem günlük yaşam kalitesinin artırılması hem de ihmal edildiğinde kanserleşme ihtimali olabildiğinden geciktirilmemelidir” diyor.
Reflünün Nedenleri
Reflü, genellikle yemek borusu ile mide arasındaki kapakçığın (alt özofageal sfinkter) gevşemesi veya zayıflaması nedeniyle oluşuyor. Bu durum, mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasına olanak tanır. Reflüyü tetikleyebilecek diğer faktörler arasında şunlar yer alıyor:
Yaşam tarzı: Sigara içmek, alkol tüketimi, aşırı kilolu olmak, sıkı kıyafetler giymek, büyük öğünler yemek, yatmadan hemen önce yemek yemek
Hamilelik: Hamilelik sırasında hormon seviyelerindeki değişiklikler reflü riskini artırabilir.
Bazı yiyecekler ve içecekler: Acı baharatlar, nane, çikolata, kahve, alkol, asitli içecekler
Belirli ilaçlar: Aspirin, ibuprofen gibi bazı ilaçlar reflüye neden olabilir.
Hiatal herni: Midenin bir kısmının diyafram açıklığından yemek borusu yanına çıkması
Sürekli Mide Şişkinliği Neden Görülür?
Reflünün Belirtileri
Reflünün en yaygın belirtileri şunlar:
Göğüs yanması: Göğüs kemiğinin arkasında yanma hissi
Ağza ekşi veya acı su gelmesi
Yutkunma güçlüğü
Boğazda yumru hissi
Ses kısıklığı
Öksürük
Astım benzeri şikayetler
Gece uykusunda nefes darlığı
Bu belirtiler genellikle yemek yedikten sonra veya yatarken ortaya çıkar.
Reflü Hastalığında Endoskopik Tedavi
Reflünün tedavisi, hastanın şikayetlerinin şiddetine ve nedenine bağlı olarak değişir. Tedavide genellikle yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavisi ve cerrahi seçenekler yer alıyor.
Son yıllarda teknoloji ve tıptaki hızlı ilerlemeler sayesinde reflü hastalığının tanı ve tedavisinde önemli gelişmeler yaşanıyor. Yeterli dozda ilaç kullanmasına rağmen reflü şikayetleri kontrol altına alınamayan, ilaç kullanmak istemeyen, gece reflü semptomları yoğun olan hastalara endoskopik reflü tedavilerinin önerilebildiğini belirten Prof. Dr. Çetin Karaca şöyle konuşuyor: “Endoskopik reflü tedavi yöntemlerinde hastanede yatış ve cilt kesisi gerekmez. Endoskopi ünitesinde uygulanmakta ve hasta aynı gün normal hayatına dönebilmektedir. Endoskopik reflü tedavisi denildiğinde iki yöntem akla gelir; anti reflü mukozal ablasyon/rezeksiyon ve endoskopik fundoplikasyon. Anti reflü mukozal ablasyon ve rezeksiyonda, yemek borusu ile mide bileşimindeki mukoza soyularak veya argon gazı ile yakılarak bu alanın daralması sağlanır. 5 yıllık izlemde yüzde 85 hastada çok etkili olduğu ve reflü semptomlarının kaybolduğu gösterilmiştir.”
Reflü ve Endoskopik Tedavi Yöntemleri
Endoskopik fundoplikasyonda ise midenin üst kısmı yemek borusunun alt ucunun etrafına sarılarak dikilmektedir. Bu endoskopik tedavi yöntemlerinin; cerrahi müdahaleye alternatif olarak daha az kesiyle yapılmaları, ağrısız olmaları, iyileşme süreçlerinin daha kısa olması ve komplikasyon risklerinin daha düşük olmaları dolayısıyla tercih edildiğini belirten Prof. Dr. Karaca “Ancak hangi tedavi yönteminin uygun olduğuna karar vermek için hastanın durumu ve reflü hastalığının şiddeti dikkate alınarak bir gastroenterolog ile görüşülmelidir” diyor.
Sürekli Mide Şişkinliği Nedir?
Reflüye Karşı 10 Etkili Önlem!
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Çetin Karacareflü hastalığına karşı alınması gereken önlemleri şöyle sıralıyor;
Yatağınızın başını yükseltin ya da başınızın altına çift yastık kullanın
Yatmadan üç saat önce yemekten kaçının
Yemeklerin miktarı ve yağ içeriği ile kafein ve çikolata tüketimini azaltın
Sigara, alkol ve asitli içecekler ile salçalı ve baharatlı gıdalardan kaçının
Fazla kilolarınızdan sağlıklı bir şekilde kurtulun
Karın içi basıncını artıran korse ve sıkı kemer takmayın
Stresden uzak durun, stresi yönetmeyi öğrenin
Ağrı kesici ilaçları mümkün olduğunca kullanmayın
Düzenli egzersiz yapın ama egzersizi yemeğin hemen ardından değil iki saat sonra yapmaya özen gösterin
Yemek esnasında su tüketmek reflüyü kolaylaştıracağından, suyu öğün arasında için.
Reflü, yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilen bir rahatsızlık. Eğer bu belirtilerle karşılaşıyorsanız, bir gastroenteroloji uzmanına başvurmanız önemli.
Reflüde (Gastroözofageal Reflü Hastalığı – GÖRH) en çok kullanılan ilaçlar ve detaylı bilgiler aşağıdaki gibidir. Reflü tedavisinde ilaçlar genellikle şu sırayla veya bir arada kullanılır:
1. Antiasitler
Ne İşe Yarar? Mide asidini nötralize ederek anında ve kısa süreli bir rahatlama sağlarlar. Şikayet olduğunda alınır, koruyucu değillerdir.
Dikkat Edilmesi Gerekenler: Aşırı kullanımı ishal veya kabızlığa neden olabilir. Diğer ilaçlarla etkileşime girebileceğinden, diğer ilaçlardan en az 2 saat önce veya sonra alınmalıdır.
2. H2 Reseptör Blokerleri (H2RB)
Ne İşe Yarar? Mide hücrelerinden asit salgılanmasını azaltırlar. Etkileri antiasitlere göre daha geç başlar (1-2 saat) ancak daha uzun sürer (6-12 saat). Orta şiddetli şikayetlerde ve gece oluşan asit salınımını engellemede etkilidirler.
En Sık Kullanılanlar:
Famotidin (örneğin, Famodin, Famoc)
Ranitidin (Bazı ülkelerde piyasadan çekilmiştir, nadiren kullanılır)
Nizatidin
Dikkat Edilmesi Gerekenler: Reçetesiz de alınabilirler. Uzun süreli kullanım için doktor kontrolü önerilir.
3. Proton Pompa İnhibitörleri (PPI’lar) – EN ETKİLİ ve EN SIK REÇETE EDİLEN GRUP
Ne İşe Yarar? Mide asit salgısının son aşamasını engelleyerek çok güçlü ve uzun süreli asit baskılama sağlarlar. Şikayetlerin geçmesi ve yemek borusundaki hasarın iyileşmesi için en etkili ilaçlardır. Genellikle 4-8 haftalık kürler halinde kullanılır.
En Sık Kullanılanlar:
Omeprazol (örneğin, Omeprol, Losec)
Esomeprazol (örneğin, Nexium, Esox)
Lansoprazol (örneğin, Lansor)
Pantoprazol (örneğin, Pantpas, Controloc)
Rabeprazol (örneğin, Pariet, Rabeloc)
Nasıl Kullanılır?Sabah aç karnına, kahvaltıdan 30 dakika ila 1 saat önce alınmalıdır. Bu, ilacın etkinliğini maksimuma çıkarır.
Dikkat Edilmesi Gerekenler: Uzun süreli ve yüksek doz kullanımı mutlaka doktor kontrolünde olmalıdır. Kemik erimesi, B12 vitamini eksikliği, magnezyum eksikliği ve böbrek sorunları gibi potansiyel yan etkileri olabilir.
4. Aljinik Asit / Sodyum Aljinat
Ne İşe Yarar? Mide asidini baskılamaz. Mide içeriğinin üzerinde fiziksel bir bariyer (köpük) oluşturarak bu içeriğin yemek borusuna kaçmasını mekanik olarak engeller. Özellikle yemeklerden sonra oluşan reflüde ve hamilelikte çok etkilidir.
En Sık Kullanılanlar:
Gaviscon (Sodyum aljinat + antiasit içerir)
Nasıl Kullanılır? Yemeklerden hemen sonra ve yatarken alınır. / Sağlıkta Haber
Sağlıkta Haber: Sağlıkta Güvenilir Haber Kaynağınız – INSTAGRAM Takip
Sağlıkta Haber ile sağlık alanındaki gelişmeler ve uzman açıklamalarını takip edin. Sağlıkta Haber güncel sağlık haberleri için güvenilir adresiniz.
Sağlık alanında yaşanan en son gelişmelerden haberdar olmak ve daha sağlıklı bir yaşam sürdürmek için Türkiye’nin en kapsamlı sağlık haberleri portalı Sağlıkta Haber’i takip edin!